Golf

Her yaşın sporu Golf

Türkiye’de belki bizlerin ilgisini çekmek adına değil ama turistik açıdan yıldızı giderek parlayan bir spor dalı, golf. Oysa oldukça keyifli ve sağlıklı, üstelik de her yaşa uygun olan bu spor bizlerin de ilgisini hak ediyor. 

Doğayla iç içe bir spor, golf. Buna rağmen, turizm gelirlerinin artırılması amacı ile özellikle Antalya ve İzmir yöresinde yüze yakın yeni golf sahası açılması kararı alınması çevrecilerin tepkisine neden oluyor. Doğa ile iç içe diye tanımladığımız bu spora yönelik yatırım kararlarına çevrecilerin niye tepki gösterdiğine birazdan değineceğiz ama gelin önce golfü daha yakından tanıyalım. Golf, doğada özel olarak yapılmış bir sahada golf sopaları ve küçük sert bir topla oynanan bir oyun. Oyunun amacı ise sahanın belirlenmiş 18 parkurunu, başka bir deyişle çukurunu, golf topuna en az vuruş yaparak tamamlamak. 

Nasıl oynanıyor?

Klasik bir golf seansı, genelde 18 delikli bir sahada gerçekleştiriliyor. 6, 8, 9 ve 12 delikli sahalar da bulunuyor; ancak, buralardaki karşılaşmalarda aynı deliğe tekrar dönerek sayıyı 18’e tamamlıyor oyuncular. Golfün kuralları ise biraz karmaşık. Buna rağmen bütün müsabakalarda ortak olan bir oyun yapısı bulunuyor. Oyuna katılan herkes, golf pimi denen bir yükseltinin üzerinde duran topa başlangıç vuruşlarını yaparak işe başlıyor. Buradaki amaç, topu doğal ve yapay engellerin bulunduğu alanlara denk getirmeden, düz çim bölgelere kondurmak. ‘Fair Way’ denen açık düzlüklerden ibaret çimlik alanlar, oyunun geçtiği asıl bölgeleri oluşturuyor. Golf lisanında ‘tee’ denen başlangıç bölgesinden yapılan vuruşla sahaya ulaştırılan topun, en az ek vuruş sayısıyla ‘green’ denen bölgedeki deliğe sokulmasını sağlamak oyunun temelini teşkil ediyor. Bu arada asıl oyun sahasından ayrı olan, oyunu biraz zorlaştırmak için kullanılan engebelere de denk getirmemek gerekiyor topu. ‘Rough’ denen çalılı ve engebeli arazilere düşen topları buralardan kurtarmak da mümkün ama hem bu alanlar için ustalık gerektiren özel vuruş türleri olması hem de topu en az vuruşla deliğe sokmak amacı güdülmesi, ilk vuruşu önemli kılıyor. Golf müsabakaları, kabaca iki ayrı oyun türüne ayrılıyor: Match Play ve Stroke Play. Match Play’de topu en fazla deliğe sokan kazanıyor. İki tarafın sırayla aynı sayıda hamle yaptığı bu oyunda, en fazla sayı yapan grup galip geliyor. Stroke Play tarzında ise aynı çukura en az vuruşla topu sokabilen oyuncu başarıya ulaşıyor. İlk anda basit görünen bu hedeflere ulaşılmasında dikkate alınması gereken pek çok kural, süreci detaylandırarak, oyunu basit olmaktan çıkarıyor. Golf sporunun katı kurallarına, bir de dünyadaki her golf sahasının diğerinden farklı olması eklenince, oyunun gerçek zorluğu ve keyfi ortaya çıkıyor. 

Golfün farklı açılımları

Golf sporunun kaynağı olarak, Hollanda’dan Çin’e, Fransa’dan İskoçya’ya birçok ülke gösteriliyor. Bu tartışmalar süredursun, taraflar arasından İngiltere, golfe uygun coğrafi yapısı ve kültürel ortamıyla bir adım öne çıkıyor. Oyun yapısının olmazsa olmaz özellikleri sportmenlik ve centilmenlik, genelde İngiltere’ye ait değerler olarak biliniyor. Golf kelimesini oluşturan harflerin açılımının ‘Gentlemen Only Ladies Forbidden (Sadece Baylar, Hanımlar Giremez)’ olduğu şeklinde bir İngiliz şakası bile var. Öte yandan yaz kış önemli miktarda yağış alan iklimiyle İngiltere, golf sahalarının ihtiyacı olan suyu sağlamak açısından cömert bir ev sahibi. İşte bizde çevrecilerin golf sahası yatırımlarına karşı çıkmalarının nedeni de burada gizli. Yani golfe bakışta farklı bir açılım da, golf sporu için çok geniş çimlendirilmiş doğal alan ve elbette bu çimlerin sürekli yeşil tutulabilmesi için aşırı miktarda su gerekmesi hususunda söz konusu. Ülkemizin yeraltı sularının, golf için aşırı su çekimi ve çimlerin büyümesi için kullanılacak kimyasal ilaçlar nedeniyle büyük tehdit altında olduğunu öne süren çevreciler, bir an önce bu yanlıştan dönülmesini istiyor. Antalya ve İzmir’in yılın büyük bölümünde yağış almadığına dikkati çeken çevreciler, bir ülkede çevre dostu olan bu sporun, farklı iklim kuşağında yer alan Türkiye gibi ülkelerin doğal kaynakları için çevresel bir tehdide dönüşebileceğini öne sürüyor. Dünyanın bir su krizine doğru hızla gittiği gerçeği de ortadayken çevrecilerin bu tepkisine hak vermemek elde değil tabii. Ancak, belki yatırım planlarının iyice düşünülerek doğru yer ve sayıda yapılması ile bu sorun aşılabilir. Yoksa, çevrecilerin de golfün en çevreci, en sağlıklı ve en güzel sporlardan biri olduğuna dair bir itirazları yok. 

Temel kural saygı

Golf, basit gibi görünse de aslında tam bir kurallar sporu. Onlarca kuralın arasında temeli ise doğaya ve diğer oyunculara karşı saygı oluşturuyor. Vuruş yapılırken konuşarak oyuncuyu rahatsız etmemek, oyuncunun sahip olduğu alana girmemek ve oyun bittiğinde herkesin sahada kendisinin neden olduğu çukur ve izleri kapatması gibi birçok nezaket kuralı bulunuyor golfün. Bütün bu kurallar, golf sporunun sloganı olan “Golf sahasına ve golfçülere saygı gösteriniz” cümlesi çevresinde şekilleniyor. Bu spor, belki de yırtıcı rekabetin hüküm sürdüğü şehir hayatına tezat oluşturan huzurlu atmosferi sayesinde her geçen gün daha fazla insanın ilgisini çekiyor. Bu sessiz ve huzurlu ortamda golf oynamak, sağlık açısından da birçok fayda getiriyor. Öncelikle şehir hayatının stresine panzehir oluşturan golf, omuz ve kol kaslarını kuvvetlendirip ciğerlerinizi temiz hava ile dolduruyor. Üstelik çok ileri yaşlarda bile yapılabilen bir spor olan golf, 7’den 70’e bütün yaş dilimlerine hitap ediyor. 

GOLF RÖPORTAJ

Golf sayesinde çok şey öğrenebilirsiniz”

Türk golf dünyasının bol ödüllü golfçüsü Fehmi Zorlu ile durağan gibi görünen ama hiç de kolay olmayan bu spor üzerine sohbet ettik. Golfün bir insanı tanımak için çok iyi fırsatlar sunduğunu belirten Zorlu, yurtdışı bağlantısı olan işlerde çalışan gençlere golf öğrenmelerini öneriyor. 

Golfe olan ilginiz ne zaman ve nasıl başladı?

Golf oynamaya on yıl önce, bir arkadaşım aracılığı ile başladım. Öncesinde yoğun bir şekilde tenis ve squash oynuyordum; hatta squash’ta da Türkiye şampiyonluklarım vardır. Tenis oynarken geçirdiğim ciddi bir bel rahatsızlığı sonrasında bir arkadaşım hem spora devam edebilmem için hem de faydası olabileceğini düşünerek beni golf oynamaya davet etti. Golf ile böyle tanıştım ve bir daha bırakamadım. Golf enteresan bir spor; belki dünyanın en zor sporu ama sporu yaşam tarzı olarak belirlemiş insanların başarmak için üstüne gittiği bir spor. Aynı zamanda da nankör ve hiç hata affetmeyen bir spor. En ufak bir hatanızda hem oyununuzu hem de sinirinizi bozar. Golfe karşı ülkemizde, zengin sporu olduğuna yönelik yanlış bir önyargı var. Bu önyargının tek doğruluk payı, golf oynayabilmek için bir kulübe üye olmak zorunluluğu bulunması. Ancak, ABD ve Avrupa’da pek çok kentte belediyelere ait halka açık golf sahaları vardır ve çok sayıda insanın oynadığı bir spor dalıdır. 

Siz hangi kulübe üyesiniz?

İstanbul Golf Kulübü’ne üyeyim. Ama golfte şöyle bir şey vardır; bir kulübe üye iseniz, etik olarak dünyanın herhangi bir yerindeki bir golf kulübünde üyelik kartınızı göstererek oynayabilirsiniz. 

Golfte sizin sayısız birinciliğiniz ve pek çok ödülünüz var. Bu kadar başarılı olmanızda öncesinde tenis oynamış olmanızın etkisi var mıdır?

Mutlaka önemli bir etkisi vardır. Bir kere his açısından çok büyük avantaj sağlıyor. Topu nereye bırakacaksınız, uzun mu yoksa kısa mı oynayacaksınız.. Golfte de bu his ve hesaplama yeteneği çok önemli. Öte yandan golfte çok daha fazlası var oyununuzda dikkat edip hesaba katmanız gereken; rüzgar, arazi yapısı, göl, çukur, tepe gibi doğal etkenler. 

Normalde ne kadar sürede iyi bir golfçu olunur?

Ne kadar genç başlanırsa o kadar başarılı olunur. Bizlerin, 7-8 yaşındaki bir çocukta olan beden kullanma esnekliği yok tabii. Elbette bu durum bazı tekniklerin gelişmesini engelliyor. Doğrusu 7-8 yaşında başlamaktır. Ben başarılı olabilmek için golfe çok zaman ayırdım. İyi oynayabilecek seviyeye gelebilmek için en azından 2-3 yıl hiç vazgeçmeden üstüne gidilmesi ve bu periyodun çok iyi değerlendirilmesi lazım. 

Ülkemizdeki golf sahalarını nasıl değerlendiriyorsunuz?

Antalya’da yanılmıyorsam 11-12 adet dünya standartlarında golf sahası var. Bu sahaların her birinin dizaynları dünyanın en ünlü golfçüleri tarafından yapıldı. Golfü iyi bilen bu önemli isimlerin yatırımcılar tarafından ülkemize getirilmesi ile çok akıllı yatırımlar yapıldı. İstanbul’da ise Klassis Resort, Kemer County ve İstanbul Golf Kulübü’nün olmak üzere üç saha var ve bu sahaların da yine dünya standartlarında olduğunu söyleyebilirim. 

Yurtdışında da oynama fırsatlarınız oldu. Sizce dünyanın en iyi golf sahası hangisi?

Bu işin olmazsa olmazı, golfün başladığı yer olarak bilinen İskoçya’daki dünyanın en eski golf sahası St. Andrew’da oynayabilmektir. Bir golfçünün en büyük ideali budur. Zor, tipik bir İngiliz sahası ve oldukça konservatif; kabul edilmeniz de zordur, sıranın size gelmesi de… Muhtemelen Antalya’daki sahalar St. Andrew’daki sahadan çok daha iyi, donanımlı ve bakımlıdır ama işte o sahanın yeri ayrıdır. 

Uluslararası yarışmalara katıldınız mı?

Uluslararası yarışma anlamında iki kez Union Bank of Switzerland’ın turnuvasını kazanarak yurtdışına gitme şansım oldu. Orada farklı ülkelerden birincilerin katıldığı bir final yapıldı. Bu ikisi dışında başka bir uluslararası organizasyonda bulunmadım. 

Çok sayıda yeni golf sahası projesi söz konusu ve çevreciler ülkemizin su kaynaklarının sınırlı olması nedeni ile bu projelere karşı çıkıyorlar. Bu konuda siz ne düşünüyorsunuz?

Sizce sınırlı mı, Türkiye’nin suları? Ben pek sanmıyorum. 

Çok yağış alan bir ülke olmadığı da muhakkak…

Hiçbir golfçü doğanın tahrip edilmesini istemez. Golf sahaları açıldığı zaman, daha önce o alan üzerinde bulunan ve sökülen ağaçlar mutlaka yerlerine geri dikilir. Örneğin Belek daha önce tamamen bataklık bir alandı. Evet, ağaçlar vardı ama gidilemez, oturulamaz bir alandı. Şimdi ise son derece değerli bir merkez haline geldi. Bakınız şimdi eylül ayının ortalarından itibaren Belek’teki golf sahalarının hiçbirine çıkış bulamazsınız, yer yoktur ve nisan sonuna kadar böyle devam eder. Bir sahada günde 200-250 golfçü çıkış yapar. Golf turizminin ülke ekonomisine ciddi bir katkısı var. Çünkü golfçü geldiğinde mutlaka bir otelde kalacaktır, sahanın parasını ödeyecektir, top, eldiven vs alacaktır, araba kiralayacaktır, sahanın kulübünde mutlaka arkadaşları ile bir yemek yiyecektir, kısacası golfçü para bırakan bir turisttir. Üstelik Antalya’da golf olmasaydı, çok büyük yatırımlarla hizmete açılan oteller kış aylarında ciddi sıkıntı yaşayacaklardı. 

Golf kendine özgü pek çok etik kurallar içeren bir spor dalı. Gerek teknik gerekse bu kurallar ile uyum açısından Türk golfçüleri nasıl değerlendiriyorsunuz?

Önce teknik olarak yanıtlayayım, Türk golfçüleri bence bu işe çok geç başladılar. Bu spor bir 40-50 yıl önce başlamış olsaydı, şu anda belki dünya şampiyonları çıkarıyor olacaktık. Türkiye’de golfün geçmişi, 1895 yılında kurulan İstanbul Golf Kulübü, dünyanın en eski golf kulüplerinden biri olsa da, çünkü o zamanlar sadece çok az sayıda yabancının golf oynadığı bir kulüp imiş, aşağı yukarı on yıldır. Dolayısı ile hemen meyveler toplanmıyor. Golf etik ve kurallarına uyma konusuna gelince, iyi oyuncuların hepsi kurallara dikkat etmeleri konusunda diğer oyuncuları ikaz ederler. Onlar da iyi oyuncuları mutlaka dinlerler. Golfü öğreten hocaların da öğrencilerini tüm kuralları öğrendiğine emin olduktan sonra sahaya çıkartmaları gerekir. Bazen tatsız şeyler olduğunu görüyoruz. 

Golfe erken başlamak gerektiğini söylediniz ama kuşkusuz profesyonellik açısından değerlendirerek. Öte yandan amatörce ilgilenmek için her yaşta yapılabilecek bir spor dalı golf, öyle değil mi?

Evet, golfün yaşı hakikaten yok. Altmış yaşında da başlayabilirsiniz golf oynamaya ve hatta turnuva da kazanabilirsiniz. Ben golfü özellikle, iş anlamında uluslararası ilişkiler içinde olan gençlere tavsiye ederim. Dünyanın her yerinde herkes golf oynuyor ve bir iş görüşmesi için yurtdışına çıktığınızda golften söz açarsanız, hemen bir oyun oynama aşamasına gelebiliyorsunuz. Oyun sırasında en az 4-5 saat boyunca iş yapacağınız insanlarla birlikte olma ve onları çok daha iyi tanıma fırsatınız doğuyor. Yine bu süre içinde iş konuşabiliyorsunuz. Yani golf sayesinde hem ilişkilerinizi sağlamlaştırabilir hem de iş partnerleriniz hakkında çok şey öğrenebilirsiniz.